Bir Tutam Hasret

cızırtılı
çizik
esrik bir taş plaktır siyahlığım
bir eski saba dır dönüp durduğum Mustafa Nafiz den

“sahilde saba rüzgarı ağlarken uyan sen”

öyle değiştim
öyle değiştim ki
utanır sabrım benden

bunca hırçınlığım
bir tutam hasretten

yarım uykuların tılsımında şekillenir
sancır serencâmım inceden
çizer kirpiklerim yastığıma
hayal meyal hatırladığım bir şehri

sonra o şehrin adını bilmediğim semtindeki bir evden
sızar ağır ağır
üstadın sesinden

“kalbinde derin bir sızı duy, aşkımı an sen”

eksik bir adrestir bulamam
bundandır sağırlığı
tüm kapıları yüzüme kendim kapattım zaten

nihayet
can hükmümdür bu laf değil
gıyabımda kalem kıran
boynumu urgana ikram etmeden

duyulmasa ve bilinmese de
kaç kez okudum ben bu meyanı eskiden
neydi o ince yakarış
o ince sitem

“hicrinle nasıl söndüğümü gör de inan sen

bir yüreğe rehin bıraktığım
vadesi tükenmiş bir yüreğin şikayetidir
el ayak çekilince başlar
sürer sabaha dek
dinleyin
duyulur halâ
uzak bir bedestenden

desem de beyhûdedir artık

“kalbinde derin bir sızı duy, aşkımı an sen”

bana dair her bir cümleyi
gecenin en kuytu yerine hapseden
sinsi bir keder
ve uzaklığımdır kendimden

öyle değiştim
öyle değiştim ki gider ayak
utanır sabrım benden

bunca hırçınlığım
bir tutam hasretten..

Ceyda GÖRK

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s